Sitemize Hoşgeldiniz   |    Çocuk Sitesi .: Elma Bahçem :.     
ANKET
Sitemizi nereden ziyaret ediyorsunuz?
Marmara Bölgesi (30%)
Karadeniz Bölgesi (10%)
Güneydoğu Anadolu Bölgesi (5%)
İç Anadolu Bölgesi (19%)
Doğu Anadolu Bölgesi (7%)
Ege Bölgesi (13%)
Akdeniz Bölgesi (7%)
Yurtdışı (4%)


Toplam 7759 kişi katıldı.

  

Online 1 

Bugün: 39
Dün:
584

Ip No:38.103.63.59

 YARIŞMAMIZDA DERECEYE GİREN DİĞER MEKTUPLARI  OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

     27.   

 

      

        !Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene! 
 

     Güvercin kanadının gücü yetmez taşımaya, karabaşlı kartal olsa nafile! Ağırdır; zira eskidir ve unutuldukça kanla yeniden yazılır şehit mezarlarının taşları üzerine. Kardeş kardeşi öldürmez, öldüren kardeş falan değildir, kalleştir olsa olsa. Kalleşlerin en kalleşi ise kardeşim diyerek kalleşlik yapan kalleşlerdir. Ve aslında en kahpesi mayın değil onu Adil binbaşı’ların, Davut çavuş’ların yoluna döşeyen eldir, o eli alkışlayan ve ulu tutan aklayan kalemdir. En az o el kadar suçludur o kalem, tarihin yanılmaz vicdanında o mayınlara basıp parçalanan bedenler, Edirnekapı’dadır bizim yüreklerimizde ve hafızalarımızda yaşarlar. Kemerburgaz’daki, Kemer Country villalarından görünmez Edirnekapı, çok uzaktır hem de çok…

Dağlarda yarım kaldılar vatan için, ellerimizde can verdi o parçalanan bedenlerin sahipleri; bayrakları dalgalansın diye! Vücudunda sigara söndürülerek, tüm kemikleri kırılarak, kafa derileri yüzülerek işkence edilen, sonra da ağaçtan kazıklarla öldürülen ve çığlıkları telsizlerden dinletilen vatan evlatlarının yerin bizim yüreklerimizdedir! O çığlıkları duymayanların yanı başında durmaz onlar, bir tek katillerinin yanı başında dururlar, kulaklarında çınlar haykırışları eğer bir yerlerinde bir parça insanlık kalmışsa… Yazıklar olsun o yiğitleri hainlerle bir tutanlara!

      “-Ağabey” diyordu, bana telefonda astsubay Zülfikar geçen gün kız arkadaşımla gezdim biraz ve kimse bacağımın takma olduğunu anlamadı.” “-Ağabey” diyordu,”-biraz daha uğraşırsam belki bisiklet bile sürebilirim.”Daha 19 yaşındaydı Zülfikar. Mezun olalı 20 gün olmuştu, o kahpe ellerin döşediği mayınla ve ve bazı kalemler tarafından ağırlanan o hainlerin, ilk izleriyle tanışırken; Küskün veya kızgın değildi sesi, pişman veya acizde değildi. Gururlu ve biraz pusluydu sadece, bisiklet sürebilse yeterdi. Koşmayı, atlamayı, denize girmeyi feda etmişti vatanı için. Bacağını payanda yapmıştı, Kemerburgaz’ın da üzerinde bulunan Türk egemenlik örtüsüne!

      Yazıklar olsun çiçek toplayan küçük kızları öldürenlere ve yazıklar olsun o katilleri ulu tutan kalemlere. Kimseye verilemeyecek kadar olan, kimse ve hiçbir şey için vazgeçilemeyecek olan egemenlik hakkıdır. Atalarımdan bana kalmış olan benim çocuklarıma bırakmak zorunda olduğum mirasın vicdani sorumluluğudur. Hiçbir vicdana dayanarak reddedilemez, hiçbir çocuğun veya sevgilinin sevgisiyle değiştirilemez.

      Hiçbir aşağılık pazarlığa konu edilemez namustur çünkü istiklal, öbür ihtimal ölümdür. Ben dilimle, bayrağımla, hudutlarımla yaşamak için ölmeyi kayıp değil, şeref sayarım. Bu paha ne ile biçilirse biçilsin, kimseye yalvarmam durdurun diye, benim olana uzanmışsa el, ben durdururum ellerimle, Meğerki ölüm varmış, sevememek varmış, çiçek koklayamamak, ne gam? Vermek vicdansa eğer, akılsa sus pus kalmak,yerle yeksan olmuştur onur ve şeref!

      Mayınlar nerede? Mayınların yeri bilinmez, döşeyen şerefsizin yeri bilinmedikçe. Ve dağlara döşenen mayından daha tehlikeli ve kahpedir, dimağlara ve bilinçlere döşenen mayınlar. Dağlara döşenen mayın tek kalır, tek can alır! Başka zihinlere bulaşır, mayınların en tehlikelisidir bu yayılır. Dağlardaki gibi otla ve toprakla gizlenmez, sevgiyle, barışla ve daha ne kadar varsa tüm süslü kelimeler, kahreder kaderine Kullanıcısını seçme hakkı yoktur çünkü sevgi bölen ve yıkanın ağzından aşk, yataklık edenin, sinsice zihinlere mayın döşeyenin kaleminden dökülür, ölür kelimelerde sevgi.Ve barış artık,en fazla parayı verenin yatağını doldurur,en fazla paraya yazıp çizenin elinden.En pahalı kalemler pazarlar barışı,salyaları akan bölücülerin sofrasına.Bazen bir villanın çalışma odasında ve bazen bir gazete köşesinde dokunaklı kelimelerle süslenip öylece pazarlanır barış.Bölmek ve parçalamak için yapılan hain savaş.fuhuş yapar barışla,tecavüz eder barışa hayasızca.Dedim ya;Bu eski ve ağır bir mektuptur,Türk nereye gittiyse obasıyla,ihanet en sondaki katırla takip eder göç kolunu.Soylu atlar hızlıdır,bu yüzden biraz geç gelir ihanet,yolda haram meralardan beslenerek.Bu eski bir hikayedir,ne kuş kanadı ne suya atılan şişe taşıyabilir; ağırdır, kanla yazılmıştır. Bir kısmı Edirne kapıdadır, Çanakkale’de bir kısmı ve Karsta, İzmir’de, Muş ovasında, Malazgirt’tedir, Sakaryada’dır. Bir kısmı hala yazılmaktadır, Cudi’de, Gabar ve Kökandil’de, Masura çayında, Ali boğazında, Cehennem deresinde, cehennem sıcağında yazılmaktadır, şehit Mehmetçiklerin kanıyla! Yazıklar oluyor, onur ve şerefe, bayrağa, vatana kutsal olan ne varsa yazıklar oluyor onursuz bir hayatla değiş tokuş edilirken, bu bir mektuptur. Vatan, bayrak ve onur üzerine yazılmıştır. Vatansızlar, dilsizler, hainler, bölücüler ve toprak hırsızları gibi aciz ve acınmayı anlatmaz. Var olduğu yerde kendinden gayrı her şeyi önemsizleştiren, vatan ve bayrak aşkını anlatır. Onurlu ve egemen ölebilmenin, onursuzca ve esir yaşamaktan daha önemli olduğunu anlatır. Asla diz çökmeyeceğimizi anlatır.

      !VARLIĞIMIZ TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN! 
 

Hacer Beste BELELİ

Selimpaşa İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi
 

 

 

YARIŞMAMIZDA DERECEYE GİREN DİĞER MEKTUPLARI  OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

SİZDEN GELENLER

   

   Yazılar
 
   Şiirler
 
   Hikayeler
 
   Resimler
 
   Hatıralar
 
   Bilmeceler
 
   MİNİK ELMA KURTLARI
 
   Fıkralar

 
DUYURULAR

 Toplam  1 Duyuru var
TAVSİYE LİNKLER

Hacılar Köyü

Atatürk ve İlkeleri

Son Peygamber

Eğitim Sitesi

Bilgin Bücürler

Halk Müziği

Sesli Kitap Gönüllüleri

Bilim Çocuk

Ödev Sitesi

İngilizce Testleri

PROGRAMLAR
   
 
 
 
 
 




Webtasarım Erhan KARAKAYA
elmabahcem@hotmail.com